Afet Risk Azaltma Nedir?
Afet risk azaltma; afet meydana geldikten sonra müdahale etmekten önce, oluşabilecek kayıpları önceden belirlemeyi ve bu kayıpları azaltmaya yönelik önlemler geliştirmeyi esas alan bir yönetim yaklaşımıdır.
Amaç yalnızca tehlikeyi bilmek değil; tehlikenin hangi yapılarda, hangi altyapılarda ve hangi sistemlerde ne ölçüde risk oluşturduğunu belirlemek ve bu riski sistematik biçimde azaltmaktır.
Önce Riski Anlıyoruz
Doğru bir risk azaltma stratejisinin ilk adımı, mevcut risklerin güvenilir biçimde ortaya konulmasıdır.
SEBİZA olarak yapı stoku, altyapı sistemleri, mevcut teknik veriler, geçmiş afet etkileri, bölgesel tehlikeler, kullanım ve önem düzeyleri ile kurumsal kapasite gibi farklı veri kaynaklarını birlikte değerlendiriyoruz.
Böylece kurum veya bölge için mevcut risk profilini ortaya çıkarıyor ve risk azaltma çalışmalarının hangi alanlara odaklanması gerektiğini belirliyoruz.
Her Riske Aynı Anda Müdahale Edilemez
Çok sayıda yapı, altyapı veya tesisin bulunduğu sistemlerde tüm risklerin aynı anda azaltılması çoğu zaman mümkün değildir.
Bu nedenle en önemli sorulardan biri şudur: "Önce nereye müdahale etmeliyiz?"
SEBİZA olarak geliştirdiğimiz risk önceliklendirme yaklaşımlarıyla risk düzeyi, yapı veya tesisin önemi, kullanıcı sayısı, kullanım sürekliliği, müdahale maliyeti, beklenen fayda ve uygulanabilirlik gibi kriterleri birlikte değerlendiriyoruz.
Böylece mevcut kaynakların en fazla risk azaltımı sağlayacak alanlara yönlendirilmesine katkı sağlıyoruz.
Stratejiyi Eyleme Dönüştürüyoruz
Risk azaltma stratejisi yalnızca genel hedeflerden oluşan bir belge olmamalıdır.
SEBİZA olarak stratejik hedefleri; ne yapılacak, nerede yapılacak, hangi öncelikle yapılacak, kim tarafından yapılacak, ne zaman yapılacak ve nasıl izlenecek sorularına cevap veren uygulanabilir eylemlere dönüştürmeyi hedefliyoruz.
Bu sayede risk azaltma yaklaşımı kurumun günlük karar ve yatırım süreçlerinin bir parçası haline gelir.
Yapı Ölçeğinden Kurum ve Şehir Ölçeğine
Afet riski yalnızca tek bir yapının problemi değildir.
Bir okul, hastane, kamu binası, sanayi tesisi veya ulaşım yapısının güvenliği kadar; çok sayıda yapının birlikte oluşturduğu sistemin dayanıklılığı da önemlidir.
SEBİZA olarak tek yapı ölçeğindeki mühendislik bilgisini bina portföyleri, kampüsler, kamu yapı stokları, sanayi tesisleri, yerel yönetimler ve bölgesel sistemler ölçeğine taşıyarak risk azaltma stratejileri geliştiriyoruz.
Veriye Dayalı Risk Yönetimi
Afet risk azaltma kararlarının yalnızca uzman görüşüne değil, güvenilir ve güncel verilere dayanması gerektiğine inanıyoruz.
Bina envanteri, CBS, yapı sağlığı izleme sistemleri, teknik raporlar ve diğer kurumsal verileri aynı karar destek yaklaşımı içerisinde değerlendirerek risklerin ölçülebilir ve karşılaştırılabilir hale gelmesini sağlıyoruz.
Bu yaklaşım sayesinde risk azaltma süreci daha şeffaf, izlenebilir ve güncellenebilir bir yapıya kavuşur.
Risk Azaltma Bir Yatırım Planlamasıdır
Risk azaltma yalnızca teknik bir mühendislik problemi değildir; aynı zamanda bir kaynak ve yatırım yönetimi problemidir.
Sınırlı bütçelerin en fazla faydayı oluşturacak müdahalelere yönlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle risk azaltma seçeneklerini risk düzeyi, müdahale maliyeti, beklenen fayda, uygulanabilirlik ve zaman açısından birlikte değerlendiriyoruz.
Böylece kurumların kısa, orta ve uzun vadeli yatırım programlarını risk temelli bir yaklaşımla oluşturmasına destek oluyoruz.
İzlenebilir ve Ölçülebilir Stratejiler
Risk azaltma stratejisinin hazırlanması sürecin sonu değildir.
Belirlenen eylemlerin uygulanması, sonuçlarının izlenmesi ve değişen koşullara göre stratejinin güncellenmesi gerekir.
Bu nedenle performans göstergeleri, ilerleme ölçütleri, periyodik değerlendirme mekanizmaları ve yönetici gösterge panelleri oluşturarak risk azaltma çalışmalarının zaman içerisinde takip edilebilmesini hedefliyoruz.
Tehlikeden Dirençliliğe
SEBİZA'nın yaklaşımı Tehlikenin Belirlenmesi → Riskin Analizi → Önceliklendirme → Strateji → Eylem Planı → Yatırım → İzleme → Güncelleme sürecinin bütününü kapsar.
Amacımız yalnızca riskleri tanımlamak değil; kurumların risklerini sistematik biçimde azaltabilecekleri sürdürülebilir bir yönetim modeli oluşturmaktır.